Rezervasyon Talep Formu

Otellerimizdeki yer müsaitliğini öğrenmek için lütfen formu doldurunuz.Size geri dönüş yapılacaktır.




  KAPLICANIN EFSANESİ

Bizans imparatorluğu zamanında bölgeye hakim olan tekfurun tek kızı vardır. Baba kızını çok sevmektedir. Ama kız birgün ansızın hastalanarak yatağa düşer. Amansız hastalık çok uzun sürer. Zamanın hekimleri Tekfurun kızının derdine çare bulamazlar. Hastanın derdine derman bulmaktan aciz kalan hekimleri, kızcağızı babanın gözü önünden uzaklaştırmak ve son bir tedavi şansı vermek üzere orman içindeki o zaman için adsız olan bu kaplıcaya gönderilmesi için öneride bulunurlar. Artık hastanın bu dertten kurtulamayacağına inanırlar. Hasta kızı buraya getirirler. “Yat-öl”, “.Öl-yat” deyip bırakırlar. Çaresiz bir hastalığa tutulduğuna inanılan tekfurun kızı, hergün bu şifalı sularla yıkana yıkana, gün geçtikçe düzelmeye ve iyileşmeye başlar. Kısa zamanda eski sıhhatine ve güzelliğine kavuşur. İyileştikten sonra babasının sarayına geri döner. O zamandan itibaren Ölyat kaplıcası yöre halkı tarafından bir şifa kaynağı olarak tanınır ve kullanılır. Bu şifalı su yine o sudur, fakat zaman geçtikte “Öl-yat” ı “Oy-lat” yapmıştır. İnegöl, Bilecik, Pazaryeri, Yenişehir ve İznik’te hala bir kısım halk Oylat’a Ölyat demektedir.